TARIH

 

Rouen’in yirmi kilometre ötesinde, Seine nehrin bir ucunda, Jumièges yarim adasi uzaniyor. Bu yüce yigintilar, elli metreden fazla göge dogru yükseliyor. Bunlar fransiz romantizimi sembol ediyor ve XIX’uncu yüzyilinda, devletin en büyük yazarlari tarafindan ziyaret edilmistir. Bu görkemli tarihi iskelet, Fransada en çok ziyaret edilen kir manzaralarindan biridir.

Büyük manastir 654 tarihinde Saint Philibert tarafindan yapilmistir. Kuruldugu tarihten berli, “merovingienne” çaginda, olaganüstü bir gelismeye tanik oldu, buda kurucusunun inanci sayesinde. Hayir severlik kuralini yerlestirmisti. Rahipler zamanlarini toprak temizlemeyle, ibadet etmeyle ve fakirlere yardim etmeyle geçiriyorlardi. Bu özellik kendisine ünvan kazandirdi, ve bu manastiri bölgenin mahrumlari için bir siginak olmustu. Bu sebepten manastirin ismi “Misafirperver Jumièges” dir.

Büyük manastir kuruldugunda üç kiliseye bölünüyordu. Bu anitlardan hiç bir iz kalmadi, çünkü bunlar düsman akinlarinda, özellikle 841 yilinda, soyulmuslardi. Rahipler mananstirlarini bir yüzyila yakin terkettiler. Yeniden 940 yilinda hayat buldu, buda Guillaume Long Epée ( Uzun Kiliç Guillaume), Normandie nin ikinci Dükü, sayesinde. Ama manastir eski sanini XI inci yüzyilda bulabilmistir. Su anda, sadece X uncu yüzyilindan kalan, Saint Pierre kilisesin bir bölümu mevcut.

Notre Dama kilisesinin yapimi 1030’da oldu. Bu büyük yapim, yaklasik 80 metre uzunlugunda, bugünün en önemli yikintilarini kapsediyor. Vatandaslari otutmaya kullanilan çogu yapim, yikim haline getirildi. Sadece büyük bir saraphanenin kalintilariylaüzerindeki manastira ekli olan kisimlariyla, kütüphane görülüyor. Sonuçta manastir, yillar boyunca, çok aci çekmis. Yüzyilin savasini geçirmek mecburiyetinde kaldi, hatta, bölgeyi bölen, öbür din savaslarinda. XVI’ inci yüzyilin Saint-Maur reformun girisine ragmen, devrime kadar, düsüsü kaçinmazdi.

O anda monastir, sadece onalti rahip bayindiriyordu, kötü sartlar ve yari yikik binalar içinde. 1973 senesinde, askeri kamp olarak kullandiktan sonra, milli mülk olarak satildi ve otuz seneye yakin tas ocagi oldu. Bütün önemli bölgeler tek tek yikildi ve bu taslar yapim malzemesi olarak kullanildi ve madem ocaginda, Notre-Dame korosu patlatildi. Soyguncular heykelleri ve en güzel parçalari götürdüler. Iyiki, 1824 de, Lepel-Cointet ailesi onu satin aldi ve kurtula bilen seyleri kurtarmaya çalisti. Barok müzesi kurdu ve manastiri seyirciye açti.

Bunun sayesinde Victor Hugo, Lamartine, Stendhal, Huysmans, Nodier, Janin Flaubert, Leblanc, ve daha nice yazarlar onu ziyaret edebilmislerdi. Nihayet, 1947’ de Devlet tarihi eserlere sahip çikti; Jumièges, bugün hala, “Fransa’ nin en güzel yikintisi” dir ve romantik sigintilar, iç tarih dolu, sizlerin ziyaretini bekliyor.

Traduction réalisée par l'association des jeunes turcs (AJT)

Merci à Séval

 

Retour